Beykoz’da Çiftlikteki Ölüm Tekrar Türkiye Gündeminde…

17.08.2026- Süleymancılar cemaatinin lideri, eski bakan ve milletvekili Arif Ahmet Denizolgun, 7 Eylül 2016’da İstanbul Beykoz Çavuşbaşı’ndaki çiftliğinde hayatını kaybetti. Ölümünün ardından Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada hazırlanan “Bilgi Notu”nda, tanık ifadeleri ve olayın zamanlamasına ilişkin dikkat çeken çelişkiler sıralandı. İşte detaylar…
Süleymancılar cemaatinin lideri Arif Ahmet Denizolgun, 7 Eylül 2016’da İstanbul Beykoz Çavuşbaşı’ndaki çiftliğinde yaşamını yitirdi. Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı “Bilgi Notu”nda, Denizolgun’un ölümünün şüpheli olduğuna ilişkin değerlendirmelere ve soruşturma kapsamında elde edilen bilgi ve belgelere yer verildi. Savcılığın notunda, soruşturma kapsamında alınan ifadelerin “zaman ve kişiler bakımından çelişkili” olduğu değerlendirmesi yapıldı.
ÇİFTLİK ÇALIŞANININ İFADESİ DOSYAYA GİRDİ
Soruşturma kapsamında ifade veren Türkmenistan uyruklu çiftlik çalışanı Rufat Kadyrow, Riva Polis Merkezi’nde ifade verdi. Kadyrow, ifadesinde Arif Ahmet Denizolgun’un 6 Eylül 2016 günü saat 15.00 sıralarında çiftliğe geldiğini söyledi. Kadyrow’un anlatımına göre, Denizolgun’un şoförü Murat 7 Eylül sabahı saat 07.00 sıralarında çiftliğe geldi ve Denizolgun’un çiftlikten ayrılıp ayrılmadığını sordu.

Kadyrow, Denizolgun’un henüz gitmediğini ve yaklaşık saat 15.00 sıralarında evden çıkmasının beklendiğini söylediğini aktardı. Şoför Murat’ın saat 13.00’e kadar çiftlikte bekledikten sonra ayrıldığı belirtildi. Kadyrow, Denizolgun’dan haber alınamaması üzerine aynı gün saat 19.00 sıralarında eve girdiğini, evin anahtarının kapının üzerinde olduğunu gördüğünü ve üst kata çıktığında Denizolgun’u kanepede hareketsiz halde bulduğunu anlattı. Kadyrow ayrıca, bu sırada şoför Murat’ın ve yanında bulunan Ahmet isimli bir kişinin yukarı çıktığını söyledi.
SAVCILIK “36 SAATLİK KAYIP” SÜRESİNE DİKKAT ÇEKTİ
Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı bilgi notunda, Kadyrow’un ifadesindeki bazı noktaların dikkat çekici olduğu değerlendirildi. Savcılığın tespitlerine göre Kadyrow, Denizolgun’un at binmek amacıyla çiftliğe geldiğini söylemesine rağmen yaklaşık 36 saat boyunca kendisini görmediğini ve haber almadığını belirtti. Buna rağmen herhangi bir şekilde merak etmemesi ve ancak şoför Murat’ın ricası üzerine eve girmesi soruşturma açısından dikkat çekici bulundu. Savcılık ayrıca evin anahtarının kapının üzerinde bırakılmış olmasının da hayatın olağan akışına uygun olup olmadığının araştırılması gerektiğine işaret etti.

ŞOFÖR MURAT’IN BEKLEMESİ DE DOSYAYA GİRDİ
Bilgi notunda, şoför Murat’ın çiftliğe gelerek yaklaşık 6 saat boyunca Denizolgun’u beklemesi de dikkat çekilen hususlar arasında yer aldı. Murat’ın, Denizolgun’un çiftlikten çıkma ihtimali bulunan saatten yaklaşık 2 saat önce çiftlikten ayrıldığına ilişkin değerlendirme de soruşturma dosyasına yansıdı. Savcılık, olayın zaman çizelgesinin bütün yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
“AHMET” İSİMLİ KİŞİ KİM?
Dosyadaki dikkat çekici noktalardan biri de Kadyrow’un ifadesinde geçen “Ahmet” isimli kişi oldu. Kadyrow, şoför Murat ile birlikte “Ahmet” isimli bir kişinin de eve çıktığını söyledi. Ancak savcılık değerlendirmesinde, bu kişinin kimliğinin ve olay sırasındaki konumunun açıklığa kavuşturulması gereken hususlar arasında bulunduğu belirtildi. Bilgi notunda, Kadyrow’un ifadesinde bu kişiden daha ayrıntılı şekilde bahsetmemesinin de soruşturma açısından dikkat çekici olduğu değerlendirildi.

“AĞIZDAN KAN GELDİ” İDDİASIYLA İFADE ARASINDAKİ FARK
Soruşturma dosyasındaki bir diğer dikkat çekici nokta ise Denizolgun’un bulunduğu sırada tespit edilen durum ile çiftlik çalışanının anlatımı arasındaki farklılık oldu. Polis tutanaklarında Denizolgun’un ağzından kabarcıklı ve yoğun kan çıkışı olduğuna ilişkin tespit bulunduğu belirtilirken, Kadyrow ifadesinde yalnızca Denizolgun’u hareketsiz halde gördüğünü ve kendisine seslendiğini anlattı. Kadyrow’un ifadesinde kanama konusunda herhangi bir anlatım bulunmaması da savcılığın bilgi notunda dikkat çekilen hususlar arasında yer aldı.

AİLE YILLAR SONRA YENİDEN SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
Arif Ahmet Denizolgun’un ağabeyi Mehmet Beyazıt Denizolgun ile oğlu Fatih Süleyman Denizolgun, 3 Ekim 2024 tarihinde Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak ölümün tüm yönleriyle araştırılmasını istedi. Aile tarafından yapılan başvuruda, Denizolgun’un ölümüne ilişkin şüphelerin giderilmesi ve olayın aydınlatılması talep edildi. 15 Mayıs 2025 tarihinde ise Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan yeni başvuruda, Denizolgun’a yönelik olduğu ileri sürülen suikast iddialarının bütün yönleriyle araştırılması gerektiği belirtildi.
















