Dolar 43,8291
Euro 51,7477
Altın 7.146,83
BİST 13.934,06
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
16°C
Parçalı Bulutlu
Cts 14°C
Paz 7°C
Pts 9°C
Sal 12°C

BEYKOZ’DA MUTLAK KORUMA ALANLARI VİLLA KENT OLDU

BEYKOZ’DA MUTLAK KORUMA ALANLARI VİLLA KENT OLDU
REKLAM ALANI
20 Şubat 2026 14:43
115
A+
A-

20.02.2026- Beykoz’un yerlisi bilir. Özellikle su koruma havzaları ve dere yatakları çevresinde kırmızı dikili taşlar ve üzerinde MUTLAK KORUMA ALANI yazardı. Ve buralar her ne olursa olsun imara açılamazdı. Madem açtınız park alanı, sosyal donatı alanı, sağlık ocağı vb kamu yararına hizmet verecek bir alana çevrilemez miydi…

Ne var ki bugün Çavuşbaşı Bölgesinde MUTLAK KORUMA ALANI gibi bir özellik kalmadı.

İmar düzenlemesi ile birlikte vatandaşın arazisini park alanı diye eline alan yönetmelikler her ne hikmetse bu mutlak koruma alanlarına sahip çıkmayarak buraları villa inşaatlarına açtılar.

Vatandaşın mevcut alanına göz koyacağınıza elinizdeki arazilere sahip çıkıp buraları sosyal donatı, yeşil alan, eğitim, sağlık, ibadethane gibi benzeri yerlere ayırsanız çok daha iyi olmaz mıydı.

Buralar hangi ara mutlak koruma alanından çıkartıldı. Kimler kimlere hangi ara sattı. İmar izimler hangi ara verildi ve buralardan halk yararına neden çıkılıp birilerine RANT TİCARET alanına çevrildi. 

Bugün Beykoz genelinde bu taşları görmeniz hala mümkün.

BEYKOZ’DA “MUTLAK KORUMA” ALANLARINDA VİLLA İNŞAATLARI

Dere yatakları nasıl imara açıldı?

İstanbul’un en önemli su havzalarından biri olan Beykoz’da, yıllardır kırmızı taşlarla işaretlenen “Mutlak Koruma Alanı” sınırlarında dikkat çekici bir dönüşüm yaşanıyor.

Dere yataklarını ve su toplama havzalarını korumak amacıyla belirlenen bu alanlarda inşaat yapılması yasakken, son dönemde bazı parsellerde villa projelerinin yükselmeye başladığı görülüyor.

Peki bu alanlar mutlak koruma statüsünden nasıl çıkarıldı?
Kim tarafından, hangi kararlarla imara açıldı?
Devlete ait olduğu belirtilen bu araziler hangi süreçlerle özel firmalara devredildi?

Kırmızı Taşlar Ne Anlama Geliyordu?

Beykoz’daki su havzalarında yer alan dere yatakları ve çevresi, geçmiş yıllarda “Mutlak Koruma Alanı Sınırı” ibaresi bulunan kırmızı taş bloklarla işaretlenmişti.

Bu işaretler, söz konusu alanlarda hiçbir şekilde yapılaşma yapılmaması gerektiğini gösteriyordu. Amaç; İstanbul’un içme suyu kaynaklarını ve doğal ekosistemi korumaktı.

Ancak bugün bazı bölgelerde bu sınırların içinde veya hemen bitişiğinde villa inşaatlarının başlamış olması, kamuoyunda soru işaretlerine neden oluyor.

Statü Değişikliği Nasıl Yapıldı?

Uzmanlara göre bir alanın “mutlak koruma” statüsünden çıkarılabilmesi için:

  • Koruma amaçlı imar planlarında değişiklik yapılması
  • İlgili kurumların (İSKİ, Çevre ve Şehircilik birimleri vb.) onay süreçlerinden geçilmesi
  • Plan tadilatlarının askıya çıkarılması
  • Kamuoyuna duyuru yapılması

gerekiyor.

Ancak bölge sakinleri, böyle bir sürece dair yeterli şeffaf bilgilendirme yapılmadığını iddia ediyor.

Devlet Arazileri Nasıl Devredildi?

İddialara göre, dere yatağı çevresindeki bazı taşınmazlar kamu mülkiyetindeydi.

Bu parsellerin:

  • Satış mı yapıldığı,
  • Tahsis mi edildiği,
  • Kat karşılığı ya da başka bir modelle mi özel firmalara bırakıldığı

henüz netlik kazanmış değil.

Tapu kayıtları ve imar planı değişikliklerinin incelenmesi, sürecin aydınlatılması açısından kritik önem taşıyor.

Çevresel Risk Uyarısı

Uzman şehir plancıları ve çevre mühendisleri, dere yataklarında yapılaşmanın;

  • Sel riskini artırabileceğini,
  • Yeraltı su dengesini bozabileceğini,
  • Su kalitesini olumsuz etkileyebileceğini,
  • Ekosistemi tahrip edebileceğini

belirtiyor.

İstanbul’un su güvenliği açısından stratejik öneme sahip bölgelerde yapılan plan değişikliklerinin kamu yararı açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Cevap Bekleyen Sorular

  1. Mutlak koruma alanı sınırları hangi tarihte değiştirildi?
  2. Plan değişikliklerine hangi kurumlar onay verdi?
  3. Kamu arazileri hangi yöntemle özel firmalara devredildi?
  4. İnşaat ruhsatları hangi mevzuata dayanarak verildi?
  5. Çevresel etki değerlendirmesi yapıldı mı?

Kamu adına denetim görevini üstlenen kurumların ve yerel yönetimlerin bu sorulara yanıt vermesi bekleniyor.

 

 

 

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.