BEYKOZ’DA MUTLAK KORUMA ALANLARI VİLLA KENT OLDU

20.02.2026- Beykoz’un yerlisi bilir. Özellikle su koruma havzaları ve dere yatakları çevresinde kırmızı dikili taşlar ve üzerinde MUTLAK KORUMA ALANI yazardı. Ve buralar her ne olursa olsun imara açılamazdı. Madem açtınız park alanı, sosyal donatı alanı, sağlık ocağı vb kamu yararına hizmet verecek bir alana çevrilemez miydi…
Ne var ki bugün Çavuşbaşı Bölgesinde MUTLAK KORUMA ALANI gibi bir özellik kalmadı.
İmar düzenlemesi ile birlikte vatandaşın arazisini park alanı diye eline alan yönetmelikler her ne hikmetse bu mutlak koruma alanlarına sahip çıkmayarak buraları villa inşaatlarına açtılar.
Vatandaşın mevcut alanına göz koyacağınıza elinizdeki arazilere sahip çıkıp buraları sosyal donatı, yeşil alan, eğitim, sağlık, ibadethane gibi benzeri yerlere ayırsanız çok daha iyi olmaz mıydı.
Buralar hangi ara mutlak koruma alanından çıkartıldı. Kimler kimlere hangi ara sattı. İmar izimler hangi ara verildi ve buralardan halk yararına neden çıkılıp birilerine RANT TİCARET alanına çevrildi.

Bugün Beykoz genelinde bu taşları görmeniz hala mümkün.
BEYKOZ’DA “MUTLAK KORUMA” ALANLARINDA VİLLA İNŞAATLARI
Dere yatakları nasıl imara açıldı?
İstanbul’un en önemli su havzalarından biri olan Beykoz’da, yıllardır kırmızı taşlarla işaretlenen “Mutlak Koruma Alanı” sınırlarında dikkat çekici bir dönüşüm yaşanıyor.
Dere yataklarını ve su toplama havzalarını korumak amacıyla belirlenen bu alanlarda inşaat yapılması yasakken, son dönemde bazı parsellerde villa projelerinin yükselmeye başladığı görülüyor.
Peki bu alanlar mutlak koruma statüsünden nasıl çıkarıldı?
Kim tarafından, hangi kararlarla imara açıldı?
Devlete ait olduğu belirtilen bu araziler hangi süreçlerle özel firmalara devredildi?
Kırmızı Taşlar Ne Anlama Geliyordu?
Beykoz’daki su havzalarında yer alan dere yatakları ve çevresi, geçmiş yıllarda “Mutlak Koruma Alanı Sınırı” ibaresi bulunan kırmızı taş bloklarla işaretlenmişti.
Bu işaretler, söz konusu alanlarda hiçbir şekilde yapılaşma yapılmaması gerektiğini gösteriyordu. Amaç; İstanbul’un içme suyu kaynaklarını ve doğal ekosistemi korumaktı.
Ancak bugün bazı bölgelerde bu sınırların içinde veya hemen bitişiğinde villa inşaatlarının başlamış olması, kamuoyunda soru işaretlerine neden oluyor.
Statü Değişikliği Nasıl Yapıldı?
Uzmanlara göre bir alanın “mutlak koruma” statüsünden çıkarılabilmesi için:
- Koruma amaçlı imar planlarında değişiklik yapılması
- İlgili kurumların (İSKİ, Çevre ve Şehircilik birimleri vb.) onay süreçlerinden geçilmesi
- Plan tadilatlarının askıya çıkarılması
- Kamuoyuna duyuru yapılması
gerekiyor.
Ancak bölge sakinleri, böyle bir sürece dair yeterli şeffaf bilgilendirme yapılmadığını iddia ediyor.
Devlet Arazileri Nasıl Devredildi?
İddialara göre, dere yatağı çevresindeki bazı taşınmazlar kamu mülkiyetindeydi.
Bu parsellerin:
- Satış mı yapıldığı,
- Tahsis mi edildiği,
- Kat karşılığı ya da başka bir modelle mi özel firmalara bırakıldığı
henüz netlik kazanmış değil.
Tapu kayıtları ve imar planı değişikliklerinin incelenmesi, sürecin aydınlatılması açısından kritik önem taşıyor.
Çevresel Risk Uyarısı
Uzman şehir plancıları ve çevre mühendisleri, dere yataklarında yapılaşmanın;
- Sel riskini artırabileceğini,
- Yeraltı su dengesini bozabileceğini,
- Su kalitesini olumsuz etkileyebileceğini,
- Ekosistemi tahrip edebileceğini
belirtiyor.
İstanbul’un su güvenliği açısından stratejik öneme sahip bölgelerde yapılan plan değişikliklerinin kamu yararı açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Cevap Bekleyen Sorular
- Mutlak koruma alanı sınırları hangi tarihte değiştirildi?
- Plan değişikliklerine hangi kurumlar onay verdi?
- Kamu arazileri hangi yöntemle özel firmalara devredildi?
- İnşaat ruhsatları hangi mevzuata dayanarak verildi?
- Çevresel etki değerlendirmesi yapıldı mı?
Kamu adına denetim görevini üstlenen kurumların ve yerel yönetimlerin bu sorulara yanıt vermesi bekleniyor.
















