Beykoz Riva’ya 3 Bin Kişilik Ultra Lüks Mahalle Kuruluyor… Tam 840 bin metrekare

26.03.2026- Beykoz İstanbul’un oksijen deposu. Ne var ki Beykoz’da son dönemde özellikle orman bölgelerinde yüksek adetli ultra lüks konut inşaatlarında ruhsat patlaması yaşanmaya başlandı. Bunlardan biri de eşsiz denizi ve eşsiz yeşili ile Riva’da yaşanıyor. İstanbul’un kuzey ormanlarını, doğal sit alanlarını ve ekolojik rezervlerinin olduğu Riva’ya 3 bin (üçbin) kişilik yeni bir mahalle yapılıyor…
Beykoz Riva’ya 3 bin kişilik yeni mahalle: ION Riva
ION Riva, ION’un ilk mahallesi olup İstanbul’un kuzey ucunda, Riva bölgesinde yer almaktadır. Proje 3.000 sakini için tasarlandı.
PROJE
| 830 | X | Satılık birimler |
| 103 | X | Kiralık daireler |
| 840.000 | m² | Proje alanı |
| 269.000 | m² | İnşaat alanı |
Beykoz ilçesi, Riva (Çayağzı) Köyü, Beylik Mandıra Mevkii sınırları içerisinde yer alan ve özel orman statüsündeki 84 hektarlık devasa bir alan üzerinde hayata geçirilmek istenen “ION Riva” isimli projenin; İstanbul’un mutlak korunması gereken alanlarındaki mimarlık ve şehircilik ilkelerine dayalı tüm dinamiklerine açıkça karşı olduğu belirtiliyor.
İON Tarafından Mehmet Kalyoncu ve Urbanion tarafından Cem Yılmaz’ın ortağı olduğu projede yurt dışı ortakların fazlalığı dikkat çekiyor.
Kjetil Thorsen -Snohetta-Kurucu Ortak
Jhon Rushorth-Pentegram-Ortak
Fokke Moerel-MVRDV-Ortak
Hanna Johansson-Ortak
Mark Davy-Kurucu,

Ion Riva’nın ilk etabı, küçük mahalle kümelerini, 100.000 m² biyolojik çeşitliliğe sahip yeşil alanı ve yeni bir okulu, kültürel, perakende, konaklama ve sağlık alanlarıyla bir araya getiriyor. Masterplan, Snøhetta, MVRDV ve Bjarke Ingels Group tarafından tasarlanan ve mahallenin karakterini şekillendiren dört temel kültürel bina etrafında yapılandırılmış.
Evler ve kamusal alanlar, kıyı şeridine ve nehre olan manzaraları en üst düzeye çıkarırken müdahaleyi minimumda tutarak arazinin hatlarını takip ediyor. Malzeme paleti, yerel kaynaklı taş ve çapraz lamine ahşabı önceliklendirirken, modüler ahşap yapı, verimli teslimat ve evlerde daha düşük karbon ayak izi sağlıyor.

Düşük etkili yaklaşım, şebekeye entegre güneş panelleri de dahil olmak üzere yerinde yenilenebilir enerji kullanımı ve mikro iklimleri düzenleyen ve hava kalitesini iyileştiren yeşil altyapı ile devam ettirilmiş. Yağmur suyu toplama ve gri su geri dönüşüm sistemleri, içme suyu talebini %50 oranında azaltmak üzere tasarlanmış ve düşük sulama gerektiren peyzaj düzenlemesine entegre edilmiş.
Yürünebilirlik, mahallenin düzeninin temelini oluştururken evler ve günlük olanaklar, manzarayı takip eden kısa yollarla birbirine bağlanıyor. Gölgeli yollar ve biyolojik çeşitliliğe sahip yeşil koridorlar, alanı birbirine bağlayarak sürekli bir hareket, doğa ve topluluk deneyimi yaratıyor.

Konutların ilk aşaması, üç ila altı yatak odalı villaları içeriyor. Her ev, bölgenin mimari mirasına dayanan bir tipoloji olan iç avluya odaklanmış. 26 farklı avlu konfigürasyonu ile sakinler, bu alanların nasıl kullanılacağını şekillendirebiliyor. Her konut kümesinde, ortak olanaklar arasında yüzme havuzu ve topluluk alanı bulunuyor.
Dört kültürel bina, Ion Riva’nın karakterini şekillendiriyor.

Ring
Snøhetta tarafından tasarlanan Ring, nehir boyunca dramatik bir dairesel form alarak doğayı deneyimlemek için bir sığınak sağlıyor. Ahırlar ve bahçeler nehrin kenarında yer alarak ekolojik öğrenmeyi ve yerel gıda sistemlerini destekliyor.

The Drop
Bjarke Ingels Group, kafe, restoran, sağlıklı yaşam alanları ve kamusal sanat eserlerine ev sahipliği yapan, kendine özgü damla şeklinde ahşap bir bina olan The Drop’u tasarlamış.

The Lantern
MVRDV tarafından tasarlanan The Lantern ise, bir gösteri sanatları merkezi, sinema salonları, topluluk alanları, bir sanat galerisi ve bir kitapçı ile kültürel programın merkezini oluşturuyor.
Mahallenin merkezinde yer alan dördüncü bina ise, sergi alanı, kütüphane, stüdyolar, ortak çalışma alanları ve spor tesisleri de dahil olmak üzere yaratıcılık, sanat ve kültür, el sanatları, öğrenme ve eğlence için alanlar sağlayacak.
















