Özel Kaleminin İtirafları Tutuklu Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’i 2. Kez Tutuklattı

03.07.2026- Beykoz Belediyesi’ne yönelik “imar yolsuzluğu”, “irtikap” ve “rüşvet” suçundan yürütülen soruşturma kapsamında Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler ile dönemin Yapı Kontrol ve İmar Müdürü Ali Cihan Sakman “rüşvet” ve “icbar suretiyle irtikap” suçlarından tutuklandı. Tutuklu Alaattin Köseler bu ceza ile ikinci kez tutuklanmış oldu.
Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, Beykoz Belediyesi’ne yönelik “imar yolsuzluğu”, “irtikap” ve “rüşvet” suçlarına yönelik soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında müşteki beyanları ve etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunan dönemin Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş’ün anlatımları doğrultusunda, şüpheliler eski Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler ve dönemin Yapı Kontrol ve İmar Müdürü Ali Cihan Sakman “rüşvet” ve “icbar suretiyle irtikap” suçlarından tutuklanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
KÖSELER’İN AVUKATI: ”GELİŞMELERİ TİTİZLİKLE İNCELİYORUZ”
Beykoz Belediyesi’nin tutuklu Başkanı Alaattin Köseler’in avukatı Çiğdem Kezer, yeniden tutuklamayla sonuçlanan yargı kararına ilişkin açıklama yaptı.
Köseler’in 490 gündür tutuklu olduğunu hatırlatan Kezer, kararı ve son günlerde yaşanan gelişmeleri titizlikle değerlendirdiklerini söyledi.
Karar duruşmasına yalnızca on iki gün kala, tahliye beklentisinin yoğunlaştığı bir aşamada başlatılan bu yeni soruşturmanın zamanlaması dikkat çekicidir. 5 Eylül’de üç günlük toplamda otuz iki saatlik yargılama sonucu müvekkilimin tahliyesinden bir gün sonra yeniden tutuklanması ile eş zamanlı olarak Başkan Vekilinin parti değiştirmesiyle siyasi yapısı değişen Beykoz Belediye Başkanlığı 29.12.2025 tarihindeki yine müvekkilimin gıyabında gerçekleşen bir konuyu tutanağa bağlayarak 26.06.2026 tarihinde üzerinden 18 ay geçmesine rağmen idari denetim ve iç teftiş yoluna başvurmadan Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığına göndererek yeni bir soruşturma başlatılmıştır. Başlatılan bu soruşturmada yine birtakım çevrelerin yönlendirmesiyle tutuklanmamak için etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak müvekkilime hiç dahil olmadığı konularda suç isnatlarında bulunulmasının tek bir amaca yönelik olduğu açıktır. Amacın müvekkilimin bir şekilde tahliye olmasını engellemek olduğu sadece Beykoz halkı değil artık tüm Türkiye tarafından bilinmektedir.
















