Alaattin Köseler: ‘Dosyada delil yok, bu dava siyasi’. 425 Gündür Tek Kişilik Hücrede

28.04.2026- Beykoz Belediyesi’ne yönelik “ihaleye fesat” ve “örgüt” suçlamalarıyla açılan davada, aralarında tutuklu Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de bulunduğu 26 sanığın yargılanmasına devam edildi. Duruşmada savunma yapan Köseler, dosyada delil olmadığını savunarak, “Bu dava siyasidir” dedi ve 425 gündür süren tutukluluğunun sona ermesini talep etti. Köseler’in tutukluluğunun devamına karar verilirken; duruşma 5 Haziran’a ertelendi.
Beykoz Belediyesine yönelik yürütülen “İhaleye fesat karıştırma” ile “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, üyelik ve yardım” soruşturması kapsamında 3’ü tutuklu 26 sanığın yargılanmasına devam ediliyor.
Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma saat 11.30 sıralarında başladı.
Duruşmada aralarında görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanıklar Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler ile Veli Gümüş ve Havva Dindar’ın yanı sıra tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu.
ARA KARAR AÇIKLANDI
Bugünkü celsede mahkeme heyeti ara kararını açıkladı.
Köseler’in tutukluluğunun devamına karar verilirken; duruşma 5 Haziran 2026’ya ertelendi.
KÖSELER’DEN ÇARPICI SAVUNMA
Duruşmaya, Köseler’in savunması damga vurdu. Hakim karşısına çıkan Köseler, “Bu dava siyasidir” dedi.
Köseler, “Benim veremeyeceğim bir hesabım yok. Vicdanları yaralamayan hakkaniyetli bir karar çıkmasını yüce heyetinizden bekliyorum. 425 gündür, delilsiz ispatsız bir şekilde yatmam kimin işine geliyor Vicdanlara sığmayan tutukluluk sürecimin sona ermesini diliyorum” dedi.
Alaattin Köseler’in savunmasından öne çıkanlar şöyle:
“425 gündür Silivri’deyim. Tek kişilik hücremde. Siz tahliye kararı verdikten sonra Ben Paşabahçe’de halkımla buluştuğumda, siyasi konjektür değişti. Bu yüzden bu adliyenin karanlık koridorlarında yapılan itirazla tutukluluk kararı verildi. Bu dava siyasidir.
Sizin tahliye verdiğiniz gün 24 saat arasında ne değişti? 18. Ağır Ceza Mahkemesine soruyorum. Benim aleyhime tek bir delil mi var? Ben bugün iktidarın belediye başkanı olsam o 18 bu tutuklama nedenlerini yazamaz. Çok istiyorlarsa er meydanı orada. Sandığı kursunlar çıkıp yarışalım. Mert olan sahaya çıkar, orada mücadelesini eder.
Benim veremeyeceğim bir hesabım yok. Vicdanları yaralamayan hakkaniyetli bir karar çıkmasını yüce heyetinizden bekliyorum. 425 gündür, delilsiz ispatsız bir şekilde yatmam kimin işine geliyor Vicdanlara sığmayan tutukluluk sürecimin sona ermesini diliyorum.
250 bin kişilik ilçeyi yönetiyorsunuz. Burada konuştuğunuz kelimelerin kıymeti olmuyor o çok kötü bir duygu. Bütçeyi her zaman halk için kullanma çabasında oldum. Halkın aleyhinde bir işin içinde olmam. Beykoz’da görenler için çok şey oluyor. Onların hakkını her zaman koruyacağım. İçişleri serbest kalan başkanları görevine iade etmedi. tutukluluk bir tedbir. Bunun dışında da tedbirler var. Ben evimde halının üzerinde uyumak istiyorum.”
“BENİM KİNİM FALAN DA YOK”
“Beykoz imar konusunda problemli bir yer. Erdal Usturbeyli sizin huzurunuzda söyledi. Hep aynı firmalar teklif vermişler diyor. Savcı pres altında bu işleri yaptırıyor. O günkü ifadelerinden sonra savcılığın işlem yapmasına karar verdiniz. Daha sonra gidip okuduğumda anladım. Benim kinim falan da yok.
Ben verdiğim sözleri tutabilmek için çabalıyordum. İş yapmayıp oturan adam gördüğümde de görevden alıyordum. Seçim zamanı ben başaramamışsam halk da beni görevden alıyor. Abbas Gürdal ile ilgili belediye şirketinden Murat Gedik de var. 17-18 kişilik yönetim. Başka maaşlar da alıyorlardı. Görev değişimi yaptım kestim. Ondan sonra konuşmaya başladılar.
Beni evrakta sahtecilikle suçluyorlar. Hani nerde o evrak? Dosyaları sürekli inceliyorum. Görmüyorum. Üst yönetici sıfatıyla harcama yetkilisi değiliz. Eskiden vardı. Sayın Cumhurbaşkanımız bizi bundan kurtardı. Geçmişin ceremesini ben mi çekeceğim? Benim özel kalemle bir tane WhatsApp’ım yok. Telefonla konuşacağız tabi, dumanla mı haberleşeceğiz? tape kaydı yok, para hareketi yok. Görüntü kaydı yok. Yok oğlu yok.”
“SEÇİMİ İLK KAZANDIĞIMDA SAYIN CUMHURBAŞKANININ BANA MEKTUBU VARDI”
“Ben Silivri’de kapıyı açsalar kaçmam, karar verilmedikten sonra. Benim yüzümden bu insanlar burada. Benim deniz kenarında nefes almamı hazmedemediler. 10 bin 200 saattir uğramadığımız iftira kalmadı. Ben böyle bir hainlik görmedim. Kulüp başkanlığı, belediye başkanlığı yapmışım. Çok istiyorlarsa er meydanı orada. Sandığı kursunlar. Farklı siyasi partiden aday olmuş insanlara, Beykoz halkına da ayıptır. Mert olan adam sahaya çıkar. Mücadele eder. Barakada 1. sınıfa başladım. Seçimi ilk kazandığımda Sayın Cumhurbaşkanının bana mektubu vardı. O da Pınarhisar’daydı. Dosya başlarken, savcılıktaki hareketler ülke gündemine düştü. Yok E imza yok ıslak imza… Özel kalem müdürünün onay tarihi itibarıyla eklemeler yapılmıştır.
















